Feminizm Latince kökenli “Femine” anlamına gelen kadın sözcüğünden
türetilmiştir. Feminizm insanlar arasında eşitliği savunur. İnsanları
cinsiyetinden, dilindin, dininden ırkından vb.den ayırmaz ve insan eşitliğini
savunur. Kadınların haklarının geliştirilmesini savunur . Feminizm Geleneksel
toplumsal cinsiyet algılarının karşısında duran bir ideolojidir. Feminist terapi
kuramı ise feminizm düşünce akımının başlayıp yaygınlaşmasıyla ortaya çıkmış bir
terapi ekolüdür. Feminist terapi 1960‘lardaki kadın hareketlerine
dayandırılabilir. Bu dönemde kadınlar kendilerine yapılan baskılardan dolayı
başkaldırmışlardır. Bu dönemde kadınlar bir araya gelmişler ve hep beraber
farkındalıklarını arttıracak bireyselleşmelerine fayda sağlayacak girişimlerde
bulunmuşlardır. 1980’lerde Feminist terapi artık bir oluşum olarak tanımlanmış.
Daha sonra ikinci dalga adı verilen dört feminist felsefe tanımlanmıştır:
Liberal Feministler: Kadın erkek eşitliği çıkış noktalarıdır. Aynı
zamanda kadınların da eşit olduğu mantığıyla bir yol haritası çizerler (Worell &
Johnson,2001). Kadının sosyal yaşamda bireyselliklerinin sınırlanması gibi
zorlukları aşmasının yollarını ararlar. Burada terapinin ana hedefi kadının
güçlendirilmesi ve kendini gerçekleştirmesidir.
Kültürel Feministler: Kadınların küçümsenmesi, güçlerinin fark edilmemesi
baskılamanın kaynağıdır. Bu baskılanmanın çözümünü toplumun kadınlaştırılmasında
görür. Toplumun kadınlaştırılması sonucunda daha işbirlikçi, besleyici, nesnel
bir toplum meydana gelmiş olacağını savunur. Diğer feminist felsefelerden farklı
olarak kadın ve erkek arasındaki farkları vurgular. Bu farklar cinsiyet kaynaklı
değil değerler bakımındandır (Moradi ve ark.,2005). Terapinin ana hedefi kadınsı
değerlerin topluma kazandırılmasıyla sosyal bir dönüşüm gerçekleştirmektir.
Burada bahsi geçen kadınsı değerler iş birliği, fedakârlık, ilgili ve besleyici
olma gibi özellikleri içinde barındırır (Corey, 2007).
Radikal Feministler: Ataerkil yapının kadını baskılamasına odaklanır ve
çeşitli eylemler gerçekleştirerek gerektiği durumlarda toplumu zorla
değiştirmeye çalışırlar. Terapi toplumu değiştirmeyi ana hedef olarak görür ve
her türde erkek egemen düşünce ve davranışı yok etmeye çabalar (Enns, 2004;
Worell & Johnson, 2001).
Sosyal Feministler: Hedefine toplumu değiştirmeyi koymasıyla Radikal
Feministler ile benzer bir özellik taşımaktadır. Terapinin temel hedefinde ise
var olan kurumları ve sosyal ilişkileri değiştirmek vardır (Corey, 2007).
3.
Dalga Feminizm: Postmodern feministler gerçekliği neyin oluşturduğu meselesine
değinerek ve tek bir doğru yerine çoklu doğrular olduğu görüşünü önererek diğer
geleneksel ve feminist yaklaşımlarını eleştirmek için bir model
oluşturmuşlardır.
TEMEL KAVRAMLAR
İnsan Doğası Görüşü: Bu yaklaşım, kadın ve
erkeklerin davranışlarındaki farklılıkları sosyalleşme süreçleri açısından
açıklar. Geleneksel kuramların davranışlarımıza, edindiğimiz rollere etkisini
yansıtan altı özellik bulunmaktadır:
Androjenik Kuram (Erkek Egemen Kuramlar):
İnsan doğasını açıklarken erkeksi özelliklerden faydalanır.
Gendercentric Kuram (Cinsiyet Merkezli Kuramlar): Kadın ve erkek cinsiyeti için iki farklı gelişim
yolundan bahseder.
Etnocentric Kuramlar (Irk Merkezli Kuramlar): Ulus, ırk ve kültür arasında benzerlik olduğunu savunur.
Heterosexist Kuramlar (Heteroseksüel Kuram): Normlara uygun olanın farklı cinsten kişilerin ilişki kurmasıdır
görüşünü savunarak aksi bir duruma karşı çıkar.
Intrapsişik Kuramlar (İç Psikolojik Süreçleri Etkili Gören Kuramlar): Davranışı kurbanı suçlamaya
yönlendiren bir kuramdır.
Determinist Kuramlar (Kişilik Önceden Yaşanılan Deneyimler İle Belirlenir): Kişilik özellikleri ve davranışın gelişimini erken bir dönemde tamamladığı görüşüne dayanır (Worel ve Remer, 2003).
Kişilik gelişimi: Feminist terapistler, toplumsal cinsiyet rolü beklentilerinin bir
insanın kimliğini doğumdan itibaren derin bir şekilde etkilediğini vurgularlar.
FEMİNİST TERAPİNİN İLKELERİ
1- Birey Politiktir. Danışanların sorunlarını
toplumdan ayrı düşünülmemelidir. Sorunların toplumsal ve politik alt nedenleri
olabilmektedir. Feminist terapi bu yüzden topluma, normlara, gelenek ve
göreneklere ve bunların rollerine odaklanır. Bu şekilde sadece bireysel değil
toplumsal değişimin de olması gerektiğini savunur.
2- Kişisel ve Sosyal Kimlik Birbirleriyle Bağlantılıdır. Danışanların daha iyi anlaşılabilmesi için onların
sosyokültürel çevrelerini anlamak önemlidir. Bireyler kültürel normlar
tarafından şekillendirilir, bunlara bağlı sosyal grupların içinde yer alırlar.
İnsanlar bu çerçevede cinsiyet, etnik köken, ırk, sosyal sınıf, cinsel yönelim,
yaş, fiziksel yetenekler ve özellikler gibi birçok farklı '' sosyal konumlara''
sahiptir. Feminist terapistler bireylere yaşamlarında değişiklik yapmaları için
yardım etmeye çalışırlar. Aynı zamanda toplumun tüm üyelerini stereotipleme,
marjinalleştirme ve baskılamadan kurtaracak sosyal değişimi gerçekleştirmek için
de çaba gösterirler.
3- Stres ve Ruh Sağlığı Kavramları Yeniden Formüle Edilmiştir. Feminist terapi kabul edilmiş tanımlanmış ruh rahatsızlıklarını ve stresi reddeder. Psikolojik stresin bir hastalık olmadığı, bunun aksine
adaletsiz sistemler ile ilgili bir iletişim aracı olduğu yönünde bir açıklama
getirirler (Worell ve Johnson, 1997). Kişinin direnç göstermesi toplumsal baskı
karşısında güçlü bir şekilde ayakta durabileceğinin göstergesidir (Brown, 1994).
Psikolojik stres kadınların çevresel baskılarla başa çıkmasındaki bir strateji
olarak görülür (Worell ve Remer, 2003).
4- Bastırılmışlığın Analizi Feminist terapistler sadece kadınların yaşamış olduğu baskılara değil her türlü baskıya
karşı çıkarlar (Worell ve Remer, 2003).
5- Eşit Düzeyde İlişki ilkesi Feminist terapi için güce verilen değer önemlidir. Terapötik ilişki eşit düzeyde ilişkiye
dayanır. Danışanlar kendileri hakkında en iyi bilgiye sahiptirler. Feminist
terapistler terapötik süreci eşit bir yaklaşım içinde sürdürmek isterler.
Danışanın kendini açması önemlidir. Bu sayede danışan ve danışman işbirliği
sağlayacaktır.
6- Kadınların Bakış Açısı Kadınların bakış açısı değerlidir.
Kadınların yaşadığı olumsuzlukları kadınların bakış açısından görmek önemlidir.
TERAPÖTİK SÜREÇ
Feminist Terapinin amaçları: Kadınların yaşantılarına
sosyopolitik güçlerin nasıl etki ettiğini anlamalarında kadınlara yardım etmek
Danışanların sahip oldukları problemlerin işlevsel bozukluk belirtileri olmaktan
çok hayatta kalma stratejileri olarak yorumlanabileceğini anlamalarını
sağlamaktır. Çevrede değişimi getirecek becerileri edinme Kurumları ayrımcı
uygulamalardan arındıracak şekilde yeniden yapılandırma Özgürce seçilebilen
davranışlar geliştirme Kişisel ve sosyal güç duygusu geliştirme İlişkilerin ve
bağlılığın gücünü tanıma Kendi deneyimlerine ve sezgilerine güvenme
FEMİNİST TERAPİ TEKNİKLERİ
Geleneksel Müdahaleler Feminist terapide geleneksel
müdahalelerden kendini açma, yeniden çerçevelendirme, bibliyoterapi, güvengelik
eğitimi (başkalarının haklarına zarar vermeden kendi haklarını koruma) ve grup
çalışmaları gibi teknikler yaygın olarak kullanılmaktadır (Karataş & Yavuzer,
2018). Cinsiyet Rolü Analizi Cinsiyet rolü beklentilerinin danışanı olumlu
durumu veya acısı üzerindeki etkisini keşfeder ve gelecekteki cinsiyet rolü
davranışlarıyla ilgili kararlar vermek için bu bilgiden yararlanılır. Cinsiyet
rolü analizi danışanların kadın ve erkek rollerinin neler olduğunu, nasıl
davranmaları gerektiğini belirten toplum içinde aldıkları mesajları
belirlemeleri ile başlar. Güç Analizi ve Güç Müdahalesi Bu teknikler cinsiyet
rolleri analizi ve müdahalesine benzerler. Bununla birlikte vurgu danışana
toplumumuzda kadınlar erkek arasında mevcut olan güç farklılığı konusunda
farkındalık kazandırmak, onu kendisinin ve yaşamının kontrolünü ele almak
konusunda güçlendirmek üzerinedir. Sosyal Hareket ve Savunuculuk Feminist
terapistler danışanlara bir tecavüz kriz merkezinde gönüllü olarak çalışma,
politikacılara mektup yazma veya topluma cinsiyet meseleleriyle ilgili eğitim
verme gibi faaliyetlere katılmayı teklif edebilirler böylesi faaliyetlere
katılmak danışanları güçlendirebilir, onların kendi deneyimleriyle içinde
yaşadıkları sosyopolitik bağlam arasındaki ilişkiyi görmelerini sağlayabilir.
Her terapi ekolünün katkıları olduğu gibi feminist terapininde katkısı vardı:
Feminist terapinin katkısı cinsiyete duyarlı uygulamalara zemin hazırlamasıdır.
Her terapi ekolünün sınırlılıkları olduğu gibi feminist terapininde
sınırlılıkları vardır. bunlar: Danışmanın kendi değerlerini danışana aşılama
riski vardır. Felsefi bir yönelim mi yoksa kuram mı olduğuna dair ayrımda
zorlanmalara yaşanmaktadır.


Yorumlar
Yorum Gönder