İnsanın fizyolojik ihtiyaçlarının yanı sıra önemli ihtiyaçlarından biri güvenlik ihtiyacıdır. İnsanın bir düzeni vardır ve bunun bozulması biz insanlar için iyi değildir. Savaş insanın düzenini bozan ve güvenlik ihtiyacını zedeleyen travmatik bir olaydır. Savaşlar insanlar üzerinde büyük travmalara yol açar. Savaş demek insanların yaralanması, insanların kaybedilmesi, sevdiklerini kaybetmekten korkma, korku ve hayal kırıklığı demektir. Savaşta insanlar fiziksel ve psikolojik kayıplar verir. Günümüzde gelişen teknolojiyle beraber savaşların büyük yıkımlara neden olduğunu söylemek mümkündür. Savaşılan yerler cephe olmaktan çıkmış insanların yaşam alanları olmuştur. Bu yüzden sivil kayıpları oldukça yüksektir. Savaşlar bir rakamdan çok daha fazlasıdır. Savaşlarda kaybedilen insanların çok daha fazlası yaralı ve ruhsal olarak örselenmiş insanlardır. Savaşa doğrudan maruz kalanların yanı sıra savaşa maruz kalacakları korkusuyla insanlar evlerini bırakıp göç etmek zorunda kalabiliyor. Bütün bu olanlar ruh sağlığı için ağır bir travmaya sebep olabilir. Savaşlar psikolojik rahatsızlıklara sebep olabilir.
Savaşlar hangi psikolojik rahatsızlıklara sebep olabilir?
İnsanı yaralayan ve örseleyen olaylar olayın olduğu zamana bağlı akut etkileri olabildiği gibi süreğen etkileri de olabilir.
Akut Stres Bozukluğu
Kişinin fizik bütünlüğüne yönelik bir olay yaşaması veya bir olaya tanık olunmasına tepki olarak ortaya çıkar. Hemen herkes için travmatik kabul edilen ağır örseleyici bir olay söz konusudur.( savaş, tecavüz, doğal afet gibi ) Olaydan hemen sonra başlar ve genellikle kendiliğinden 2-3 gün içinde düzelir. Eğer bu durum dört haftadan uzun sürerse tanıyı gözden geçirmek gerekir.
Belirtileri
· Çok sessiz, durgun ya da şaşkın
· Saldırgan
· Çılgınca hareketler yapıp, bağırıp çağırabileceği gibi donakalmış gibi de görünebilir
· Hastayla konuşmak, iletişim kurmak çok güç olabilir
· Bu belirtiler kısa sürede yatışsa bile toplumdan çekilme daha uzun sürebilir
· Çoğu hastada ağır bunaltı ve panik bütün klinik görünüme egemendir
· Buna bağlı otonom sinir sistemi uyarılması ile taşikardi, terleme, yüz kızarması, bedende, kollarda titremeler olabilir Bazı hastalarda ağır öfke tepkileri görülebilir
· Bazılarında ise, ya böyle ağır bir bunaltılı - öfkeli durumdan kısa bir süre sonra, ya da hemen başlangıçta duygusal tepkilerde donukluk, duygu yitimi, kendini hiçbir şey hissetmiyormuş, dışarıdan gözlüyormuş gibi algılama olabilir (kendine yabancılaşma)
· Çevrenin değişik algılanması (derealizasyon)
· Başlangıçta bilinç bulanıklığına benzer bir şaşkınlık
· Dikkat dağınıklığı, uyaranları algılamada zorluk
· Zaman, yer ve kişilere karşı yönelim bozukluğu
· Travmatik olaya ve bu olayın çevresinde olup bitenlere karşı tam ya da kısmi bellek yitimi (dissosiatif amnezi) olabilir
· Aşırı korku ve bunaltı içinde olan bu hastalarda ajitasyon da olabilir, donakalım gibi bir hareketsizlik de görülebilir
· Daha seyrek olarak çevreye saldırabilir, bağırıp çağırabilir
· Kısa sürede hasta durgunlaşır ve depresif bir görünüm ortaya çıkar
· Hasta sürekli bir uyarılış içinde olduğundan sık sık irkilme tepkileri görülebilir
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) (Örselenme Sonrası Zorlanma Bozukluğu)
· “Olağandışı travmatik durumlarda gecikmiş ve uzamış olarak ortaya çıkan belirtiler kümesi”
· Olağandışı travmatik olay, hemen herkeste şiddetli sıkıntıya yol açacak nitelikte olmalı. Savaş, doğal felaketler, soygun, trafik kazaları, saldırıya uğrama, tecavüz, işkence, başkalarının vahşice öldürülmesine tanık olma gibi
· Travmatik durumların hem olayın olduğu zamana bağlı akut etkileri, hem de süreğen etkileri vardır.
Belirtileri
· Hasta aşırı telaş, korku içindedir. En küçük uyarana irkilme tepkisi verir
· Yerinde duramayacak kadar huzursuzluk belirtileri, ellerde kaba titremeler
· Örseleyici olay hatırlandıkça, düşlerde sık sık yaşandıkça hastanın sıkıntısı artar
· Sıklıkla insan ilişkilerinde ilgi azalması ve duygusal uyuşukluk vardır
· Çevreye ilgisizlik, tepkisizlik, haz alamama, çabuk sinirlenme, öfke patlamaları
· Örseleyici olayla ilgili bazı anılar için bellek çok güçlenmiştir, fakat olayın önemli bazı yönlerini hatırlayamaz
· Unutkanlıktan yakınabilir
· En tipik belirti; “Olayın sık sık hatırlanması ve her hatırlamada yeni baştan yaşanıyor gibi algılanmasıdır” (geri-dönüşler, flashbacks)
· Olayla ilgili görüntüler, düşünceler, algılar yineleyici nitelikte
· Yineleyici bir biçimde yaşama düşlerde de olur
· Örseleyici olayı düşlerinde de aynı şekilde sık sık görür, korkuyla uyanır
· Olayı unutmak, düşünmemek ister; bunun için çabalar fakat örseleyici olay bütün sahnesiyle düşüncede yaşanır
· Olayı hatırlatan uyaranlarla belirtiler daha da şiddetlenir
· Olaydan sağ kurtulduğu için kendini suçlayabilir
· Yoğun gelecek kaygıları, uyku bozuklukları
· Kendisi, başkaları ya da dünya ile ilgili olarak, sürekli ve abartılı olumsuz düşünceler ya da beklentiler
· Algılama ileri derecede artmıştır
· Hafif uyaranlar şiddetli algılanır, irkilme tepkisi doğurur
· Yanılsama ve varsanılar olabilir
· Çok ağır durumlarda; şaşkınlık, zihin karışıklığı, bellek bozukluğu
· Amnezi, derealizasyon, depersonalizasyon türünden dissosiyatif belirtiler
Sonuç olarak bakıldığında insan var olduğu günden beri savaşlar yaşamıştır.
Her savaşın sonunda acı, gözyaşı, kayıp, hayal kırıklığı ve dram vardır. Savaş; korku ve sefaletten başka bir şey veremez. Yakar, yıkar, öldürür, yok eder. ( Nazım Hikmet)
Unutulmamalıdır ki “ İnsanların öldüğü hiçbir dava haklı değildir.”.
| "İnsanların öldüğü hiçbir dava haklı değildir" (PİYANİST) |

Yorumlar
Yorum Gönder